Küresel Gerilimin Yeni Merkezi: Ortadoğu ve Kafkasya
Son yıllarda uluslararası sistemde artan güç rekabeti, Ortadoğu ve Kafkasya’yı yeniden küresel politikanın merkezine taşıdı. İran ile ABD arasındaki nükleer kriz, İsrail ile artan askeri gerilim ve bölgesel güç rekabeti sadece Basra Körfezi’ni değil, Kafkasya’daki güvenlik dengelerini de doğrudan etkileyen bir sürece dönüşmüş durumda.
Bu noktada Azerbaycan, Türkiye ve İran arasında oluşan jeopolitik üçgen yeni bir stratejik denklemin ortaya çıkmasına neden oluyor.
İran-ABD Rekabetinin Temel Kaynağı
İran ile ABD arasındaki gerilimin kökleri 1979 İran Devrimine kadar uzanır. Devrim sonrasında İran’ın Batı karşıtı politikaları ve ABD büyükelçiliği krizi iki ülke arasındaki ilişkileri tamamen kopardı.
O günden sonra iki ülke arasındaki rekabet üç temel başlık üzerinden devam etti:
-
Nükleer program
-
Ortadoğu’daki vekil güçler
-
Bölgesel güç dengesi
ABD ve Batılı ülkeler İran’ın nükleer programının askeri amaç taşıyabileceğini savunurken İran yönetimi programın enerji ve bilimsel araştırma amacıyla yürütüldüğünü belirtiyor.
İsrail Faktörü
İran krizini anlamak için İsrail’i denklemden çıkarmak imkânsız.
İsrail yönetimi İran’ı varoluşsal bir tehdit olarak görüyor. Bunun sebebi:
-
İran’ın İsrail karşıtı söylemi
-
Hizbullah ve Hamas gibi gruplara verdiği destek
-
İran’ın balistik füze programı
Bu nedenle İsrail yıllardır İran’ın nükleer tesislerini hedef alabilecek askeri operasyon senaryoları üzerinde çalışıyor.
Azerbaycan Neden Kritik Bir Aktör?
Azerbaycan bu jeopolitik denklemde oldukça hassas bir noktada bulunuyor.
Bunun üç önemli sebebi var:
1. Coğrafi Konum
Azerbaycan, İran’ın kuzeyinde yaklaşık 760 kilometrelik bir sınır paylaşıyor. Bu sınır, İran’ın Kafkasya’ya açılan en önemli kapılarından biri.
2. İsrail ile Savunma İş Birliği
Azerbaycan ile İsrail arasında son yıllarda gelişen askeri ve teknolojik iş birlikleri İran açısından ciddi bir güvenlik kaygısı yaratıyor.
Bazı raporlara göre:
-
Azerbaycan İsrail’den gelişmiş drone sistemleri satın aldı
-
savunma teknolojisi alanında ortak projeler yürütülüyor
Bu durum İran’da “Azerbaycan üzerinden İsrail istihbaratı faaliyet yürütüyor olabilir” endişesine yol açıyor.
3. Türkiye ile Stratejik Ortaklık
Türkiye ve Azerbaycan arasındaki ilişkiler özellikle 2020 Karabağ Savaşı sonrasında daha da güçlendi.
İki ülke arasında:
-
askeri tatbikatlar
-
savunma sanayi iş birliği
-
enerji projeleri
-
ulaşım koridorları
bulunuyor.
Bu nedenle Azerbaycan’da yaşanacak bir güvenlik krizi doğrudan Türkiye’yi de etkileyebilir.
İran’ın Azerbaycan Politikası
İran yönetimi Azerbaycan konusunda oldukça hassas davranıyor. Bunun en önemli nedenlerinden biri İran içinde yaşayan Azeri kökenli nüfus.
Tahminlere göre İran’da 20 milyondan fazla Azeri Türkü bulunuyor. Bu nedenle Tahran yönetimi Azerbaycan’daki siyasi gelişmeleri yakından takip ediyor.
İran’ın temel endişeleri şunlar:
-
İsrail’in Azerbaycan’daki etkisi
-
NATO’nun Kafkasya’ya yaklaşması
-
Türkiye’nin bölgede artan askeri gücü
Türkiye’nin Rolü
Türkiye Kafkasya ve Ortadoğu’nun kesişim noktasında bulunan bir ülke.
Bu nedenle Ankara’nın politikası genellikle denge stratejisi üzerine kuruludur.
Türkiye aynı anda:
-
NATO üyesidir
-
İran ile komşudur
-
Azerbaycan ile stratejik ittifaka sahiptir
Bu karmaşık yapı Türkiye’nin dış politikasını oldukça hassas hale getirir.
Türkiye’nin öncelikleri:
-
bölgesel istikrarı korumak
-
enerji hatlarının güvenliğini sağlamak
-
sınır güvenliğini güçlendirmek
Enerji Jeopolitiği
Azerbaycan’ın önemini artıran bir diğer faktör enerji.
Bakü merkezli enerji projeleri Avrupa için kritik öneme sahip.
Bunların başlıcaları:
-
Bakü-Tiflis-Ceyhan petrol boru hattı
-
Güney Gaz Koridoru
-
Trans Anadolu Doğalgaz Boru Hattı (TANAP)
Bu hatlar sayesinde Azerbaycan gazı Avrupa’ya ulaşıyor.
Dolayısıyla Kafkasya’da yaşanacak bir kriz sadece bölgesel değil küresel enerji piyasasını da etkileyebilir.
Olası Senaryolar
Uzmanlar önümüzdeki dönemde üç farklı senaryo üzerinde duruyor.
Senaryo 1: Diplomatik Denge
Türkiye ve Azerbaycan bölgesel gerilimi diplomasi yoluyla kontrol altında tutar.
Senaryo 2: Sınır Gerilimi
İran ile Azerbaycan arasında askeri tatbikatlar ve sınır gerginliği artabilir.
Senaryo 3: Bölgesel Kriz
Ortadoğu’daki İran gerilimi Kafkasya’ya sıçrayabilir ve çok daha geniş bir jeopolitik krize dönüşebilir.
Ortadoğu ve Kafkasya’daki güç dengeleri giderek daha karmaşık hale geliyor. İran-ABD gerilimi sadece Basra Körfezi’ni değil, Kafkasya’daki stratejik dengeleri de etkileyen bir sürece dönüşmüş durumda.
Azerbaycan, Türkiye ve İran arasındaki ilişkiler bu yeni jeopolitik satranç tahtasında kritik rol oynuyor.
Uluslararası sistemde güç dengeleri değişirken Kafkasya’nın önümüzdeki yıllarda küresel politikanın en önemli merkezlerinden biri haline gelmesi oldukça muhtemel görünüyor.




